Sitemize hoşgeldiniz. Şu an misafir ziyaretçisiniz. Üye olmak için tıklayın, Zaten Üye iseniz Lütfen üye girişi yapınız.
E-posta : Şifre: Hatırla:   Üye Ol
2 Eylül 2014, Salı - 7:12:01 AM    
Ana sayfa
Ara
Üye ol
Amacımız
Hakkımızda
Bize katılın
HABERLER
Akademik
Üretim
Genel
BİLGİLER
İstatistik
Sağlık
Yetiştiricilik
Akademik
TEZLER
Lisans
Yüksek lisans
Doktora
MAKALELER
Bildirilerden
Dergilerden
DOKÜMANLAR
Kitaplar
Dergiler
İndirilebilir
CİNSLER
Genel
Çilek
Ahududu
Böğürtlen
Frenküzümü
Mersin
Dut
Kuşburnu
Kocayemiş
Gilebor
Kızılcık
Bektaşiüzümü
Jostaüzümü
Sonbaharyemişi
Mürver
Mahonya
Maviyemiş
Çarkıfelek
Kurtüzümü
Altın çilek
SON EKLENEN YAZARLAR
Ahmet Emin Yıldırım
Sinem Öztürk Erdem
Muammer Erden
Şinasi Yaylagül
Berna Doğru
Tuncay Kaya
Bülent Altan
Mahmut Çöker
Sema Kalkan Uçar
Yakup Erdal Ertürk
YILLARA GÖRE
SON EKLENEN DERGI/KITAP
Bahçe Haber
Anadolu Tarım Bilimleri Dergisi
Gifimey Mesleki Yayınlar Serisi
IV. Ulusal üzümsü meyveler sempozyumu (3-5 Ekim 2012, Antalya)
Tarım Gündem Dergisi
Türkiye 10. Gıda Kongresi; 21-23 Mayıs 2008, Erzurum
Bitki Koruma Bülteni
Uludağ Arıcılık Dergisi
Marmara Coğrafya Dergisi
Akdeniz İhracatçı Birlikleri, Araştırma Serisi
Soğuk bölgelerde çilek yetiştiriciliğinde karşılaşılan sorunlar ve bazı çözüm önerileri
Soğuk bölgelerde çilek yetiştiriciliğinde karşılaşılan sorunlar ve bazı çözüm önerileri
YAZAR(LAR)
KİTAP/DERGİ
YAYIN TARİHİ
TAM METİN

     Tropik bölgelerden kutuplara yakın bölgelere kadar geniş bir alanda çilek yetiştiriciliği yapılabilmektedir. Ancak yetiştiricilik açısından en uygun koşulların ılıman iklime sahip bölgeler olduğu da bilinmektedir. Özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerde yada Kaliforniya (ABD) gibi benzeri ekolojik özellikler gösteren bölgelerde oldukça yüksek düzeyde verimlilik elde edilebilmektedir. Ne yazık ki daha serin ve soğuk bölgelere doğru gidildikçe verimlilik düşmektedir.
     Çizelge 1 incelendiğinde Akdeniz havzasında yer alan ülkelerde verimliliğin, serin ve soğuk bölgelere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Şüphesiz ki, verim düzeyindeki artışta sadece iklim değil, yetiştirme teknikleri ve çeşitlerde önemlidir. Ancak soğuk bölgelerde yer alan ve ileri teknikleri uygulama yeteneğindeki gelişmişlik düzeyi yüksek ülkelerde de verimlilikte düşük sonuçlar alınmaktadır. Bu durum, soğuk iklimlerde yetiştiriciliğin hangi sınırlar içersinde yer alabileceğini de göstermektedir. Oldukça soğuk iklim koşullarına sahip bölgelerde ek koruma tedbirleri de sınırlı düzeyde iyileşmelere yol açmaktadır. Yine de uygulanacak bazı yöntemlerle iyileştirmeler sağlanabilmektedir (Poling et al., 1991).


Çizelge 1. Akdeniz havzası, serin ve soğuk bölgelerdeki bazı ülkelere ait 2005 yılı verimlilik düzeyleri (Anonim, 2006a )


Akdeniz havzası ülkeler

Serin ve Soğuk bölgeler

Ülke

Verim(kg/da)

Ülke

Verim(kg/da)

İsrail

4100

İsviçre

1977

Fas

3516

Hollanda

1842

İspanya

3480

Macaristan

1269

Filistin

3365

İngiltere

1262

Mısır

2519

Rusya

1167

İtalya

2377

Almanya

1064

Tunus

2143

Romanya

918

Yunanistan

1700

Bulgaristan

647

Fransa

1297

Moldova

842

Türkiye

1208

Kanada

534

Norveç

487

Çekoslovakya

481

Ukrayna

458

İsveç

446

Danimarka

444

Finlandiya

283

Slovakya

254

Belçika

215

Litvanya

182

Estonya

129


     Ülkemizde de bölgelere göre verimlilik düzeyinde çok farklı değerler elde edilmektedir. Çizelge 2 de de görüleceği gibi ülkemizde sıcak bölgelerden serin ve soğuk bölgelere geçtikçe verimlilik düzeylerinde düşüşler ortaya çıkmaktadır. Verimlilik düzeyinde ortaya çıkan bu farklılıklarda iklim özelliklerinin de önemli payı vardır.


Çizelge 2. Ülkemizde Akdeniz havzasında ve daha soğuk bölgelerde yer alan illerin 2002 yılı verimlilik düzeyleri (Anonim, 2002)


Akdeniz havzasında yer alan iller

Serin ve soğuk bölgelerde yer alan iller

Aydın

3498,8

Nevşehir

1270,0

İzmir

3480,3

Tokat

957,1

Antalya

2679,7

Ordu

928,4

İçel

2553,3

Elazığ

904,1

Adana

1918,8

Balıkesir

825,7

Manisa

1261,1

Samsun

769,0

Bursa

714,3

Konya

619,2

Sakarya

650,0

Malatya

514,0

Eskişehir

300,0


     Bitkilerin gördükleri zararın şiddeti, malç veya kar örtüsünün varlığı, en düşük sıcaklık derecesi ve en düşük sıcaklığın süresi ile ilişkilidir (Gutridge, 1958; Marini ve Boyce, 1979). Bitkilerin soğuktan zarar görmesi nedeniyle çiçek sayılarında azalış gözlenmektedir. Marini ve Boyce (1979) yaptıkları, çalışmada -4 OC de donan Catskill çeşidinde çiçek sayısında bir azalma gözleyememişler, ancak -8 OC de donan bitkilerde %58, -16 OC de donan bitkilerde ise %22 oranında çiçeklendiklerini belirlemişlerdir. Çilek bitkisinin kış soğuklarına dayanımı çeşitlere göre farklılıklar gösterir. Uygun olmayan kış şartları verimliliği %40, hatta soğuğun şiddetine bağlı olarak daha yüksek oranlarda verim kaybına neden olduğu çeşitli çalışmalarda tespit edilmiştir (Nestby, 1997; Dalman ve Matala, 1997).

SOĞUK BÖLGELERDE OLUŞAN ZARARIN DOĞRUDAN ETKİSİ

     Çileklerde düşük sıcaklıkların üç farklı dönemde doğrudan etkilerinden söz edilebilir. Tüm bu dönemler bitkinin çeşitli organları üzerinde farklı düzeylerde zarara yol açabilir. En hafif atlatılanı sadece yaprakların ve birkaç çiçeğin ölümüne yol açan sıcaklık düşüşleridir. En etkili zarar ise ana taç ve köklerin zarar görmesine yol açan uzun süreli ve şiddetli sıcaklık düşüşleridir.
     Birincisi, sonbahar döneminde bitkilerin henüz tam dinlenmeye geçmedikleri ara bir dönemde aniden ortaya çıkan aşırı düşük sıcaklıklar nedeniyle bitkinin değişik organlarında ortaya çıkan zararlar. Çok etkili değilse de, uzun sürmesi durumunda ana taç üzerinde zararlara yol açabilir. Kısa süreli ani düşüşler daha çok bitki üzerindeki yaprakların veya varsa meyve ve çiçeklerin zarar görmesine yol açar. Ani sıcaklık düşüşün ortaya çıktığı tarih ve düşük sıcaklığın hüküm sürdüğü süre zararın şiddeti üzerine etkili olur. Bitkinin aktif olduğu dönemler zararında şiddetli olabileceği dönemlerdir. Hazırlıksız yakalanan bitki dinlenmeye henüz geçmediği için zararın boyutu yüksek olabilir.
     İkincisi, bitkilerin dinlenme döneminde olduğu kışın ortaya çıkan ani veya uzun süreli devam eden kış soğuklarıdır. En dayanıklı türlerin tam dinlenmeye girdikleri ve tam sertleştikleri dönemde -40 ile -46 0C ye kadar olan sıcaklık düşüşlerine dayanım gösterebilmektedir. Bu kadar düşük sıcaklıklara dayanabilen bitkiler ya hiç meyve verememekteler ya da yok denecek kadar az sayıda meyve verebilmektedirler. Genel olarak, çeşide göre değişmekle birlikte, -5 0C nin altına sıcaklığın düşmesiyle birlikte bitki ana tacı zarar görmeye başlar (Wormund, 1993). Her ne kadar -5 0C lik düşük sıcaklıkta geçici ve çok az zarar ortaya çıksa da sıcaklığın daha fazla düşmesiyle kalıcı ve ciddi zararlar ortaya çıkar Bitkilerin sert kış koşullarına sahip yörelerde yetişmesi ve alışması zorunluluğu vardır. Bununla birlikte çeşit özelliği de soğuğun zarar şiddeti üzerinde belirleyici bir etkisi vardır. Daha sıcak iklime sahip bölgelerde ise çeşide göre değişmekle birlikte -10 0C lik bir düşüş bitkinin ölümüne yol açabilir (Marini and Boyce, 1979). Norveç te yapılan çalışmada (Nestby and Rjorgum, 1999) – 8, -12, -16 ve -20 0C lik düşük sıcaklıklara maruz bırakılan Bounty, Korona ve Senga Sengana çeşitleri 0 0C ye maruz bırakılan bitkiler ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonuçlarına göre – 8 0C de Senga sengana’da %41, Bounty’de %60 ve Korona’da %66 düzeyinde verim kaybı ortaya çıkmıştır. Denemede – 20 0C ye maruz bırakılan tüm bitkilerin öldüğü belirlenmiştir. Ölümlerin ve zararların ana taç ve köklerde ortaya çıkan doku kararmaları neticesinde gerçekleştiği belirlenmiştir. Dinlenme dönemine giren bitkilerin soğuğa karşı dirençleri üzerinde karbonhidrat birikimlerinin etkili olduğu, bunun da iyi beslenme şartları ile sağlanabileceği bilinmektedir (Lopez et al., 2002). Ana tacın üzerinde yaprak koltuklarında bulunan çiçek tomurcuklarının ölümü verimde tamamen ya da büyük oranda kayıplara yol açabilir. Don zararının ana tacın merkezine doğru ilerlemesi ise bitkininde ölümüne ya da çok zayıf gelişmesine yol açabilir. Böyle şiddetli sıcaklık düşüşlerinde köklerin de bir kısmı ya da tamamı ölebilir. Eğer bitkiler açıkta kalmışlarsa, rüzgar kaynaklı zararlarda ortaya çıkabilir. Özellikle soğuk kış günlerinde açıkta kalan bitkilerin mutlaka koruma altına alınması gerekir. Bu sap-saman gibi malçlar olabileceği gibi ince bir plastik kullanılarak ta yapılabilir.
     Üçüncüsü ise ilkbahar döneminde bitkinin henüz gelişmeye başladığı ve çiçeklerini açtığı döneme rasgelen ani ve kısa süreli düşük sıcaklıkları kapsar. Bu daha çok çiçeklerin tamamının ya da bazı bölümlerinin soğuktan ölmesi şeklinde ortaya çıkan zarardır. Çiçeklerin erken açması en önemli sorundur. Özellikle erkenciliği teşvik amacıyla yapılan bazı uygulamalar bu zararın artışında önemli rol oynar. Genelde çok büyük oranlarda zarara yol açması beklenmez. Salkımdaki çiçeklerin sırayla açması nedeniyle kısmi bir zararla atlatılabilir. Ancak kısa aralıklarla ortaya çıkan düşük sıcaklıklar ciddi verim kayıplarına neden olabilir. Van ekolojik koşullarında yapılan çalışmada (Yılmaz ve Yıldız, 2000) çiçeklenme döneminde oluşan düşük sıcaklıkların Cruz çeşidinde %17 düzeyinde verim kaybına neden olduğu tahmin edilmiştir. Bir başka çalışmada ise yine Van’da (Yılmaz ve ark., 2003) açıkta yetiştirilen Camarosa çeşidinde %23 düzeyinde tahmini verim kaybı olduğu bildirilmiştir. Çiçeklenme döneminde bitkilerin zarar görmemesi için gerekli önlemlerin mutlaka alınması gereklidir. Bu riskin olduğu yörelerde, her şeyden önce, erken çiçeklenmenin önüne mutlaka geçilmelidir.

SOĞUK BÖLGELERDE DÜŞÜK SICAKLIĞIN BİTKİ GELİŞİMİ VE FİZYOLOJİ ÜZERİNDEN DOLAYLI ETKİLERİ

     Yukarıda sözü edilen tüm zararların yanı sıra gelişim süresinin darlığı nedeniyle bitkinin yeteri kadar gelişememesi ve besin maddesi biriktirememesi de çiçek oluşumu üzerinde sınırlayıcı etkilere neden olmaktadır. Çiçek salkımı ve sayısında artışlara, dolayısıyla, verim düzeyinde artışlara neden olan ana taç sayısındaki artışın gerçekleştiği dönem ile çiçek tomurcuklarının oluşumunun gerçekleştiği dönemin darlığı soğuk bölgelerdeki en önemli sorunların başında yer almaktadır.
     Şekil 1 de gösterildiği üzere, özellikle, günlerin kısalmaya ve sıcaklığın düşmeye başladığı dönemlerde ana taç sayısında artış (kardeşlenme) ve çiçek tomurcuklarının oluşumu gerçekleşmektedir. Akdeniz ve Ege kıyı bölgelerinde olduğu gibi, bu dönemlerin uzun sürdüğü yörelerde yeterli düzeyde kardeşlenme ve çiçek tomurcuğu oluşumu gerçekleşmektedir. Ayrıca bitkinin vejetatif aksamı en iri düzeye erişmekte ve yaprak sayısı olabilecek sınırın en üst düzeyine tırmanmaktadır. Ancak soğuk bölgelerde bu dönem oldukça kısa sürmekte ve bitkiler yeteri kadar kardeşlenme ve çiçek tomurcuğu oluşturamamaktadır. Yüksek rakımlı bölgelerde de aynı sorunlar yaşanmaktadır (Moroto et al, 1997). Kısa gün çeşitleri, sıcaklık 15 oC nin üzerinde olduğunda kısa gün koşullarında çiçek tomurcukları oluşturmaktadır. Fakat daha düşük sıcaklıklar altında fotoperiyodun etkisi olmaksızın çiçek tomurcuklarını oluşturabilmektedir. Bununla birlikte çok düşük sıcaklık koşullarında çiçek tomurcuğu oluşumu tam olarak gerçekleşmez (Guttridge, 1985). Serin ve kısa gün koşullarını sağlayan dönemi uzatmaya dönük, örtü altına alma gibi, çalışmalar neticesinde verimlilikte artışlar gözlenebilmektedir( Gülsoy ve Yılmaz, 2004). Polonya’da -20 oC ye kadar sıcaklığın düştüğü bölgede yapılan çalışmada (Zurawick and Dominikowski, 1993) sıcaklığın düşüşüyle bitki iriliğinin ve çiçek salkımı sayısının azaldığı belirlenmiştir.


Şekil 1. Çilek bitkisinin dönemsel gelişim evreleri (Battey, 2000)


     Şekil 2 de de görüleceği üzere Van ve Erzurum gibi soğuk bölgelerdeki gelişme dönemi Aydın ve Antalya gibi Akdeniz şartlarına göre daha dar bir dönemi kapsamaktadır. Gelişmelerin durduğu sıcaklık olarak 0 0C kabul edilirse, Van ve Erzurum örneğinde görüleceği gibi, yılın yaklaşık 5 ayında bitkiler tamamen dinlenmede kalmaktadır. Hâlbuki Antalya ve Aydın gibi ılıman koşullara sahip bölgelerde ise yılın hiçbir döneminde ortalama sıcaklık 0 0C ye düşmemektedir. Ortalama sıcaklık Aydın’da +5 0C nin üzerinde, Antalya’da ise +10 0C nin üzerinde yer almaktadır. Bu gibi yerlerde uzun dönem fotosentez yapabilen bitkiler, yeni oluşacak çiçek tomurcuklarının gelişiminde ve oluşumunda oldukça etkili sonuçların alınmasına yol açtığı bilinmektedir (Lopez et al., 2002). Besin maddesi birikiminin, aynı zamanda, kış soğuklarına mukavemeti artırdığı da (Gagnon et al., 1990) düşünülürse, gelişme döneminin uzun olmasının önemi daha iyi anlaşılacaktır. Ülkemize getirilen yabancı çeşitlerin, genelde, Akdeniz koşullarına uygun olması da, şüphesiz, verim düzeyinin yüksekliğinde önemli rol oynamaktadır.


Şekil 2. Aylık ortalama sıcaklık derecelerine (0C) göre Van, Erzurum, Antalya ve Aydın illerinin genel görünümü (Anonim, 2006b)


FRİGO (DONDURULMUŞ) VEYA TAZE KOL FİDESİ KULLANMANIN GETİRECEĞİ ZORLUKLAR

     Soğuk bölgelerde çilek bahçesi tesis ederken “frigo fideler mi, yoksa taze fideler mi kullanılmalıdır?” sorusuna cevap verme zorunluluğu vardır. Naylon malç, sulama tesisi, toprak işleme, gübreleme gibi diğer tüm maliyet unsurları sabit kabul edilirse, frigo fideler ile taze kol fideleri arasındaki maliyet farkı daha iyi görülecektir. Şüphesiz buna, soğuklar nedeniyle yeteri kadar yüksek verim alamama riskini de eklemek gerekmektedir.
     Taze kol fideleri kullanılacaksa, ilkbahar dönemi dikimlerinin tercih edilmesi gerekmektedir. Soğuk bölgelerde sonbahar dönemi dikimlerinde üretici ciddi sorunlarla yüz yüze kalmaktadır. Sonbahar dönemi dikimleri ılıman iklim bölgelerinde Kasım ayında ya da biraz daha geç yapılmaktadır. Akdeniz, Ege ve Marmara gibi ılıman iklim bölgelerinde yer alan fide üreticileri de fide sökümlerini bu tarihlerde gerçekleştirmektedirler. Fidelerin gelişiminin doğal sonucu olarak, zaten, daha erken dönemlerde söküm yapılamamaktadır. Soğuk bölgelerde Eylül sonu ya da Ekim ayının ilk yarısında yapılması gereken dikimlerde ne yazık ki fide bulunamamaktadır. Fide bulunup dikim yapılsa da, çoğu kere, erken gelen kış soğukları fidelerin köklenmesine izin vermemekte ve ölmesine yol açmaktadır. Bu nedenlerden dolayı ilkbahar dönemi dikimlerinin yapılması zorunluluğu vardır. Ancak ilkbahar döneminde de fide üretim bölgelerinden taze kol fidesi bulunamamaktadır. Çünkü ya fideler önceki sonbaharda sökülmektedirler ya da ilkbahar döneminde soğuk bölgelerdeki dikim zamanında gelişme dönemlerine girmiş ve sökümü riskli hale gelmiş olmaktadır. Yapılması gereken, her şeyden önce, soğuk bölgelerde bu amaçla fideliklerin kurulması zorunluluğunu dikkate almaktır. Aksi takdirde üretici taze kol fidesi bulamayacaktır. Aynı iklim koşulları altında yer alan fideliklerden söküm ve üretim bahçelerinde dikim için eş zamanlılık oluşturulacaktır. Böylece, soğuk bölgelerde, ilkbaharda taze kol fideleriyle üretim için gerekli fideler elde edilebilecektir.
     Bilindiği üzere frigo fidelerle yapılan dikimde, ertesi yıl en yüksek ve en kaliteli ürün alınabilmektedir. Ancak Van ekolojik koşullarında yapılan çalışmada (Yılmaz, 1997). İkinci yılda elde edilen ürün miktarı birinci yılda elde edilen ürün miktarından daha yüksek gerçekleştiği belirlenmiştir. Her ne kadar meyve iriliğinde düşüşler ortaya çıkmış olsa da, ürün miktarındaki artışın bu olumsuzluğu telafi edebileceği düşünülebilir. Frigo fidelerle yapılan yetiştiricilikte, yaygın görüş, tek yıllık yetiştiriciliğin yapılması yönündedir. Akdeniz ve Ege kıyı bölgeleri için uygun olan bu yöntemin, iç bölgelerde ya da soğuk bölgelerde yetiştiricilik süresinin biraz daha uzatılmasıyla kullanılması daha uygun olacaktır. Soğuk bölgelerde, frigo fidelerle yapılan yetiştiricilik maliyetleri ve düşük verim sonuçları dikkate alındığında, en az iki veya üç yıllık bir yetiştiricilik süresine gerek olduğu sonucu ortaya çıkar. Yetiştiricilik süresinin iki yada üç yıl süresince yapılması başlangıç üretim maliyetlerinin karşılanması ve karlılığın sağlanması için gereklidir.
     Taze kol fidesi kullanımı, frigo fide kullanımına göre, her koşulda, daha küçük meyve ve daha düşük düzeyde verim alınmasına yol açacaktır. Verimlilikteki azalışın, soğuk bölgelerde daha fazla gerçekleşmesi olasıdır. Karlılığın sağlanabilmesi amacıyla üç-beş yıl süreyle ürün almak daha doğru bir tercih olacaktır. Her ne kadar, yetiştiricilik süresinin uzamasıyla bir miktar kalite kaybı gerçekleşse de bu katlanılabilir bir düzeyde gerçekleşecektir. Van ekolojik koşullarında beş yıl süreyle yapılan bir çalışmada (Yılmaz, 2000), ilkbahar dikiminde taze kol fideleriyle beşinci yıl elde edilen ürün miktarı bir miktar düşmüşse de, büyük oranlarda olmamıştır. Meyve iriliği ise sadece ilk yıl büyük olmuş sonraki dört yıl süresince hemen hemen aynı düzeyde kalmıştır. Ekolojik koşulların, özellikle iklim faktörlerinin etkisiyle ortaya çıkan verim kayıplarının neden olduğu düşük karlılık, yetiştiricilik süresinin uzatılmasıyla azaltılabilir.

DÜŞÜK SICAKLIK ZARARINDAN KORUNMA YÖNTEMLERİ

     Kış soğuklarından korunma ve gelişme dönemini uzatmanın sağlanması soğuk bölgelerdeki çilek yetiştiriciliği başarısını arttıracaktır. Bu amaçla mevcut kar örtüsü büyük önem kazanmaktadır. Yapılan çalışmalar (Boyce and Reed, 1983; Wormund, 1993; Nestby and Bjorgum, 1999) yaklaşık 10-15 cm. lik kar örtüsünün bitkilerin kış soğuklarından daha az etkilenmelerine neden olduğunu ortaya koymaktadır. Açıkta kalan bitkiler ise kış soğukları ve rüzgarlardan oldukça şiddetli düzeyde etkilenmektedir. Bu bitkilerin zarar görmemesi için mutlaka üzerlerinin örtülmesi gereği vardır. Aksi takdirde ciddi verim kayıpları göze alınmalıdır. Aşağıda alınabilecek önlemler verilmiştir.
     Örtü altında (sera, yüksek tünel ve alçak tünel) yetiştiricilik: Bu sadece bitkileri kış soğuklarından korumakla kalmaz, aynı zamanda, bitkilerin yeteri kadar kardeşlenme ve çiçek tomurcuğu oluşturmaları için onlara zaman da tanır. Böylece verim düzeyinde artışlar elde edilebilir. Şayet yapılabilirse, bitkilerin üzeri, sert kış soğuklarının olduğu dönemlerde sap saman gibi bitki parçalarıyla yada plastik bir örtüyle kapatılabilirse çok daha iyi sonuçlar alınabilir.
     Plastik örtü serme: Bitkilerin kış soğuklarından etkilenmelerinin önüne geçmek için uygulanabilecek yöntemlerden biri de plastik bir örtüyle bitkileri koruma çalışmaktır. Ancak bu yöntem sert kış soğuklarına karşı yetersiz kalır. Özellikle -20 ve -30 0C gibi düşük sıcaklıklara maruz kalan yerlerde sadece plastik örtü ile başarı elde edilemez. Daha çok hafif soğuklarda ve kısa süreli koruma sağlar. Uzun süreli koruma için mutlaka ek önlemler alınmalıdır. Bu önlemlerin başında bitkilerin önce saman maçlı uygulamaları gelir. Saman maçlının üzerinden tekrar plastik örtü sererek kış soğuklarına karşı ciddi önlem alınabilir. Bitkilerin kış dönemine girerken alçak tünel altına alınması ve daha sonra sert kış soğuklarının hüküm sürdüğü dönemde de plastik örtü serilmesi de oldukça etkili bir koruma sağlayacaktır.
     Sap, saman gibi bitkisel artıkların bitki üzerine serilmesi: Şiddetli soğuklara karşı bitkilerin korunmasında en etkili yöntemlerden biridir. Her ne kadar yabancı ot tohumları taşıma, bazı hastalık ve zararlıların taşınması gibi riskler içerse de temiz tahıl samanlarının kullanılması ile bunlar aşılabilir. Bitkinin daha havadar kalmasını sağladığı için gelişmeyi engellemez. Bitkilerin daha sağlıklı gelişmesine zemin hazırlar. Saman malçının uygulandığı bitkiler aynı zamanda örtü altına alınması oldukça etkili sonuçların elde edilmesine yol açacaktır. Açık alanlarda uygulanması ile de iyi sonuçlar alınmaktadır. Bitkiler kışa girmeden hemen önce, olması muhtemel soğuğun şiddetine göre farklı kalınlıklarda uygulanabilir. Nestby (1997), Norveç’te yaptığı çalışmada 1.4 cm lik kalınlığa sahip arpa samanıyla uygulama yapmış ve açıktaki bitkilere göre %42.5 düzeyinde verim artışı elde etmiştir. İlkbahar döneminde bitkiler yeniden gelişmeye başladıkları dönemden hemen önce açılarak gelişme için uygun koşulların sağlanması gerekir.
     Sulama: Suyun sahip olduğu enerjiden yararlanmayı esas alan bir uygulamadır. Salma, damlama ve yağmurlama gibi farklı şekillerde kullanılabilmekteyse de, en etkin yöntem olarak yağmurlama kullanılmaktadır. Kısa süreli ve aşırı olmayan sıcaklık düşüşlerinde bitkinin ve çiçeklerin zarar görmesini önlemek amacıyla uygulanmaktadır (Locoscio et al., 1967). Özellikle tarımın geliştiği ülkelerde standart bir uygulama olarak önem kazanmıştır. Daha çok geç ilkbahar döneminde ortaya çıkan düşük sıcaklıkların zararını önlemek üzere kullanılmaktadır. Çok soğuk ve rüzgarlı şartlarda etkili sonuçlar alınamamaktadır. Rüzgar hızının 16.7 km/sa ten düşük olması uygulamayı daha etkin kılmaktadır (Harrison et al., 1974). Çiçekli bitkilerin çiçeklerin donmasını engellemekte, ancak açık çiçeklerdeki polenlerin yıkanmasını ve damlaların şiddetiyle çiçeklerin saplarından yada salkımdan kopmasına neden olabilmektedir. Meyveli bitkilerde ise meyvenin çürümesine yol açabilecek enfeksiyonların gelişmesini tetikleyebilmektedir. Ancak örtü altı yetiştiriciliklerinde, örtü üzerinden yapılan yağmurlama uygulamalarında bu sorunlar ortadan kalkmaktadır (Hochmuth et al., 1993).
     Soğuk ekolojilere uygun çeşit seçimi: En çok üzerinde durulması gereken konu budur. Ülkemizde çilek fidesi üreten firmalar, daha çok, Kaliforniya kaynaklı ve az da olsa Akdeniz havzasındaki diğer ülkelerden çeşitler getirmektedir. Benzer iklim özellikleri nedeniyle, bu çeşitlerin, Akdeniz koşullarına daha iyi uyacağı düşünülmektedir. Sıcak iklim için uygun özellikler gösteren çeşitler, ne yazık ki, soğuk bölgelerde pek başarılı sonuçlar verememektedir. Soğuk bölgeler için daha çok kuzey ülkelerden ve soğuk şartlara sahip bölgelerden çeşit getirilmesi uygun olacaktır. Soğuklara dayanıklı olduğu özellikle belirtilen Bounty (Craig and Aalders. 1972), Kent (Hancock and Scott, 1988), Redcoat (Darrow, 1966), Agassiz, Cheam (Lawrence, 1989) ve Sumas (Daubeny, 1987) gibi çeşitler üzerinde durulması gereklidir. Kanada’da -40 0C ye kadar düşen Beaverlodge bölgesinde Protem, Beaver Early, Beaver Sweet, Beaver Ruby ve Beaver Belle çeitleri ıslah edilmiş ve bu çeşitlerin 10 cm lik kar kalınlığı altında -40 0C lik düşük sıcaklıklarda sorun çıkartmadan yetiştirilebileceği bildirilmiştir (Daubeny, 1990). Kuzeydoğu Amerika ve Kanada da yaygın olarak yetiştirilen AC-Yamaska çeşidi de 10 cm lik bir saman maçlı altında -30 0C lik düşük sıcaklığa dayanabildiği ve oldukça iyi düzeyde verime sahip olduğu belirtilmektedir (Khanizadeh et al., 1999a). Soğuk bölgeler uygun olması nedeniyle AC-L’Acadie, (Khanizadeh et al., 1999b), Chambly (Khanizadeh et al., 1990), Harmonie (Khanizadeh et al., 2005) ve Nanaimo (Daubeny and Kempler, 1997) gibi çeşitlerden de söz edilebilir. Ülkemiz fide üreticilerinin bu konuda daha duyarlı davranarak soğuk ve serin bölgelere daha iyi uyabilecek çeşitleri getirmeleri sağlanmalıdır.
     Çeşit seçimi esnasında, bulunabiliyorsa, mutlaka yukarıda sözü edildiği gibi soğuk bölgelerden getirilen çeşitler ile bahçe tesis edilmelidir. Şayet bulunamıyorsa, gün-nötr çeşitlerin kullanılması daha doğru bir davranış olacaktır. Bu çeşitlerin çiçek tomurcuğu oluşturmak için kısa güne ihtiyaç duymamaları nedeniyle daha fazla sayıda meyve elde edilebilir.

SONUÇ

     Serin ve soğuk bölgelerde çilek üretimi yapan yetiştiricilerin çoğu, henüz daha yeterli teknik bilgiye sahip olmamaları veya geleneksel yetiştiricilik yöntemlerini uyguladıkları için ciddi verim kaybına uğramaktadırlar. Bu konunun üstesinden gelmenin yolu, üretim sırasında Akdeniz havzasındaki üretim yönteminin aynen kopya edilmesinin önüne geçilmelidir. Soğuk şartlarda yetiştiricilik yapacak üreticinin soğuklara karşı nasıl karşı koyabileceği konusu ciddi bir şekilde gözden geçirilmelidir. Yukarıda bahsettiğimiz yöntemlerin uygulanması zararı en aza indirecektir.

KAYNAKLAR

Anonim. 2002. Tarımsal Yapı ve Üretim. Die, Ankara.

Anonim. 2006a. FAO Statistical Database, http://www.fao.org

Anonim. 2006b. Yahoo! Weather, http://weather.yahoo.com/

Battey, N. H. 2000. Aspects of Seasonality. Journal of Experimental Botany, Vol. 51, No. 352, 1769-1780.

Boyce, B. R., Reed, R. A. 1983. Effects of Bed Height and Mulch on Strawberry Crown Temperatures and Winter Injury. Adv. Strawberry Production, 2: 12-14.

Craig, D. L., Aalders, L. E. 1972. Bonty Strawberry. Can. J. Plant. Sci. 52: 849-850.

Dalman, P., Matala, V. 1997. The Effect of Cultivation Practices on the Overwintwring and Yield of Strawberry. Acta Hort. 439 (2): 881-886.

Darrow, G. M. 1966. The Strawberry: History, Breeding and Physiology. Holt, Rinehard and Winsten, New York.

Daubeny, H. A. 1987. “Sumas” Strawberry. HortScience, 22: 511-513.

Daubeny, H. A. 1990. Strawberry Breeding in Canada. HortScience, 25(8): 893-894.

Daubeny, H. A., Kempler, C. 1997. “Nanaimo” Strawberry. Hort Science, 32(7): 1293-1294.

Gagnon, B., Yves, D., Bedard. R. 1990. Fruiting As A Factor İn Accumulation Of Carbohydrates And Nitrogen And Fall Cold Hardening Of Day-Neutral Strawberry Roots. J. Amer. Soc. Hort. Sci., 115(4), 520-525.

Guttridge, C. G. 1958. The Effects of Winter Chilling on the Subsequent Growth and Development of The Cultivated Strawberry Plant. J. Hort.Sci. (33): 119-127.

Guttridge, C. G. 1985. Fraf-garia x ananassa. In: Halvet, A. H. (Ed.), CRC, Handbook of Flowering. CRC Pres, Boca Raton, Florida.

Gülsoy, E., Yılmaz, H. 2004. Van Ekolojik Koşullarında Farklı Örtü Tiplerinin Bazı Çilek Çeşitlerinin Adaptasyonu Üzerine Etkileri. Y.Y.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 9 (1): 51-57.

Hancock, J. F. 1999. Strawberries. CAB International, Wallingfer, UK.

Hancock, J. F., Scott, D. H. !988. Strawberry Cultivars and Worldwide Patterns of Strawberry Production. Fruit Var. 42 (45): 299.

Harrison, D., S., Gerber, J. F., Choate, R. E. 1974. Sprinkler Irrigation for Cold Protection. Fla. Coop. Ext. Serv. Circ. 348.

Hochmuth., G. J., Locascio, S. J., Kostawicz, S. R., Martin, F. G. 1993. Irrigation Method and Rowcover Use for Strawberry Freze Protection. J. Amer. Soc. Hort. Sci. 118(5): 575-579.

Khanizadeh, S., Buszard, D., Lareau, M., Bagnara, D., 1990. 'Chambly' Strawberry. Hort Science 25(8):984-985.

Khanizadeh, S., Deschenes, M., Levasseur, A., Carisse, O., Therese, M., Rekika. D. 2005. ‘Harmonys’ Strawberry. HortScience 40(2):480-481.

Khanizadeh, S., Theriault, B., Carisse,O., Buszard, D., 1999a. 'AC-Yamaska' Strawberry. Hort Science 34(7):1286-1287.

Khanizadeh, S., Theriault, B., Carisse,O., Buszard, D., 1999b. 'AC -L' Acadie' Strawberry. Hort Science 32(4): 743-744.

Lawrence, F. J. 1989. Pacific Northwest Strawberry Cultivars. Fruit Var. J. 43: 19-21.

Locascio, S. J., Harrison, D. S., Nettles, V., F. 1967. Sprinkler Irrigation of Strawberries for Freze Protection. Proc. Fla. State Hort. Soc. 80:208-211.

Lopez, S., Maroto, J. V., San Bautista, A., Pascual, B., Alagardo, J. 2002. Differences in Carbohydrate Content of Waiting-Bed Strawberry Plants During Development in the Nursery. Scientia Horticulturae )4, 53-62.

Marini, R. P., Boyce, B. R. 1979. Influence of Low Temperatures During Dormancy on Growth and Devekopment of Catskill Strawberry Plants. J. Amer. Soc. Hort. Sci., 104:159-162.

Maroto, J.V., Lopez-Galarzo, S., San Bautista, A., Pascual, B. 1997. Cold Stored and Fresh Multicrown Strawberry Plants for Autumn-Winter Production in Eastern Spain. Acta Hort., 439(2), 545-548.

Nestby, R. 1997.Influence of Winter Covers on Crown Temperature, Tissue Browning and Yield of Korono Strawberries. Acta Hort. 439 (2): 887-892.

Nestby, R., Rjorgum, R. 1999. Freze Injury to Strawberry Plants as Evaluated by Crown Tissue Browning, Regrowth and Yield Parameters. Scientia Horticulturae, 81: 321-329.

Poling, E. B., Fuller, H. P., Perry, K. B. 1991. Frost/Freze Protection of Strawberries Grown on Black Plastic Mulch. HortScience 26 (1): 15-17.

Wormund, M. R. 1993. Ice Distrubition in “Earliglow” Strawberry Crowns and Tissue Recovery Following Extracellular Freezing. J. Amer.Soc.Hort.Sci. 118 (5): 644-648.

Yılmaz, H. 1997. Van Ekolojik Şartları İçin Çileklerde Uygun Dikim Zamanları ve Çeşitlerin Tesbiti Üzerine Araştırmalar. Y. Y. Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi (Yayınlanmamış). Van.

Yılmaz, H. 2000. Van Ekolojik Koşullarında Farklı Dikim Yöntemleriyle Kurulan Çilek Bahçelerinde Uzun Yıllar Süresince Verim Ve Verim Özelliklerinde Meydana Gelen Değişimlerin Belirlenmesi. Y. Y. Ü. Ziraat Fakültesi Tarım Bilimleri Dergisi (J. Agric. Sci.), 10(1): 97-102.

Yılmaz, H., Gülsoy, E., Yıldız, K. ve Muradoğlu, F. 2003. Çilek Yetiştiriciliğinde Farklı Örtü Altı Uygulamalarının Çiçek Ölümleri Ve Verim Kayıpları Üzerine Etkisi. Türkiye IV. Ulusal Bahçe Bitkileri Kongresi (08-12 Eylül 2003), s: 236-237.

Yılmaz, H., Yıldız, K. 2000. Van Ekolojik Koşullarında Çileklerde Çiçeklenme Dönemi Don Zararının Verime Etkisinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Bilimleri Dergisi (J. Agric. Sci.), 10(1): 71-76 .

Zurawicz .E., Dominikowski, J. 1993. Influence of Low Winter Temperatures on Growth and Fruiting of Elsenta Runner Plants in Poland. Acta Horticulturae. 384: 389-391.




Yazar(lar):Hüdai YılmazH. İbrahim OğuzKenan YıldızMustafa Kenan Geçer
Yayınlanan kitap/dergi:II.Ulusal Üzümsü Meyveler Sempozyumu (14-16 Eylül 2006)
Yayın Yılı:2007
Sayfa:61-69
Ekli dosya:incele
Ekleme tarihi/saati :27.05.2007/13:25:14
Okunma sayısı :9752
EN ÇOK OKUNANLAR

HABERLER    Tümü >>>
  Tokat ta sempozyum sonunda Dimes meyve suyu üretim fabrikasına yapılan gezi ile ilgili izlenimler (36556)
  Karadutu “şoka” soktular gelirlerini ikiye katladılar (16635)
  İkizdereli Osman Yıldız ın likapa bahçesinde umut var (15681)
  II.Ulusal üzümsü meyveler sempozyumunun açılışıyla ilgili bazı resimler (12802)
  Osmanlı çileğine yoğun talep (12134)
  Üzümsü meyveler sempozyumu sonrası Ballıca mağarasına yapılan gezi izlenimleri (9824)
  II.Üzümsü meyveler sempozyumundan bazı görüntüler (9043)
  II. Ulusal üzümsü meyveler sempozyumu Tokat ta (8773)
  Atça'da 8. çilek festivali yapıldı (8757)
  Üzümsü meyveler sempozyumu başladı (8250)

BİLGİLER    Tümü >>>
  Çileklerde besin elementlerinin faydaları ve eksikliklerinde ortaya çıkan belirtileri -1-(N, P, K, Ca, Mg, S ) (61845)
  Ahududu yetiştiriciliği ile ilgili bazı önemli bilgiler (51784)
  Böğürtlen çeşitleri (50172)
  Çilek yetiştiriciliğinde dikim zamanları (44356)
  Çilek Alerjisi (34820)
  Çileklerde besin elementlerinin faydaları ve eksikliklerinde ortaya çıkan belirtileri -2-(Fe, Mn, B, Mo, Cl, Zn, Cu ) (32838)
  Çilek yetiştiriciliğinde ekolojik istekler (30395)
  Çilek bahçesi kurulumu ve küçük bir dikim aletinin kullanımı (29816)
  Modern çilek yetiştiriciliği (23526)
  Ahududu yetiştiriciliği  (22108)

TEZLER    Tümü >>>
  Çilek fidesi üretiminde alternatif bir yöntem (14767)
  Bazı çilek çeşitlerinin Amik ovası koşullarında açıkta ve yüksek tünel altında yetiştiriciliğinin verim, kalite ve erkencilik uzerine etkileri (8194)
  Çileklerde çiçek tomurcuğu teşekkülü üzerine araştırmalar (8080)
  Yeni bazı çilek çeşitlerinde günü kısaltma uygulamalarının verim ve kalite üzerine etkileri (7533)
  Ankara (Ayaş) koşullarında organik çilek yetiştiriciliği olanaklarının araştırılması (7528)
  Siirt yöresinde yetişen kuşburnuların (Rosa spp.) meyve özelliklerinin tanımlanması (7402)
  Bazı çilek çeşitlerinin van ekolojik koşullarında fide verim özelliklerinin belirlenmesi (6488)
  Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinin bazı yörelerinden toplanan yabani çilek tiplerinin (Fragaria sp.) ıslah bakımından önemli olan pomolojik ve sitolojik özellikleri üzerine bir araştırma (6487)
  Bazı çilek çeşitlerinde NaCl uygulamasının bitki gelişimi ve iyon içeriği üzerine etkisi (6148)
  Van yöresinde doğal olarak yetişen kuşburnuların (rosa canina l.) çelikle çoğaltılması üzerine iba (indol bütirik asit) nın etkisi (5982)

MAKALELER    Tümü >>>
  Farklı dut anaçlarının, aşılama zamanlarının ve aşı çeşitlerinin kara dut (Morus nigra l.) un aşı başarısı üzerine etkisi (36551)
  Yaban mersininin insan sağlığı bakımından önemi ve gıda sanayiinde değerlendirme olanakları (29455)
  Çilek yetiştiriciliğinde organik uygulamalar ve ekolojik çilek yetiştiriciliği (27833)
  Karadeniz bölgesi için yeni bir meyve türü yaban mersini (likapa)  (26202)
  Kahramanmaraş ta dut yetiştiriciliği ve önemi (22851)
  Karadeniz için yeni bir meyve: likapa (yaban mersini) (21397)
  Türkiye de üzümsü meyvelerin dünü, bugünü ve yarını (16419)
  Karadut ve Mordut çeşitlerinde odun çeliklerinin köklenmesi üzerinde bir araştırma (16380)
  Maviyemiş (Vaccinium corymbosum L.) (14612)
  Bazı üzümsü meyvelerin (frenküzümü, ahududu, böğürtlen ve nar) ekolojik yetiştiriciliğe uygunluğu (14069)

DOKÜMANLAR    Tümü >>>
  Çilek ve çilek yetiştiriciliği (14090)
  Yaban mersini (likapa)  (9756)
  Ahududu yetiştiriciliği (9607)
  Yaban mersini (likapa) yetiştiriciliği (8791)
  Rize-Pazar ilçesinde likapa yetiştiriciliği (Sosyal Riski Azaltma Projesi) (8458)
  Çileklerde gübreleme ve besin noksanlıkları (Tam metin, kitapçık) (8130)
  Çilek çeşit kataloğu (8128)
  Güneydoğu Anadolu bölgesinde çilek yetiştiriciliği (8068)
  Likapa (yaban mersini) çay ve fındığa rakip (8039)
  Çilek hastalıkları (Tam metin, kitap ) (7023)


EN AZ OKUNANLAR

HABERLER    Tümü >>>
  Dr. Caner Onur u kaybettik ! (1350)
  2012 yılına düşüşle başlayan çilek ihracatı artıyla bitirdi (1579)
  Çilek ve yaban mersini yiyen kadınların kalp krizi geçirme riski daha düşük  (1580)
  Çilek ihracatı 2012 yılında nihayet Mayıs ayında artışa geçti (1803)
  Üzümsü meyvelerin depolanmasında yeni bir seçenek: Palliflex 300 (1861)
  2012 yılının ilk çeyreğinde de (Ocak-Mart 2012) çilek ihracatı düşüşünü sürdürüyor (1987)
  IV. Ulusal üzümsü meyveler sempozyumu Antalya da yapıldı (2215)
  Çilek ihracatı Ocak 2012 de de düşmeye devam ediyor (2348)
  IV. Ulusal üzümsü meyveler sempozyumundan renkli görüntüler (2365)
  Sezonda fiyatı 2 liradan açılan sezon boyunca da 1 liranının altına düşmeyen çilek üreticinin yüzünü güldürdü (2421)

BİLGİLER    Tümü >>>
  Çileklerde tuzluluk yönetimi (666)
  Dünyada ahududu üreten ülkeler ve verimlilik düzeyleri (1961, 1970, 1980, 1990, 2000, 2005 verileri) (3232)
  Türkiyede kuşburnu seleksiyonları  (3233)
  Anne ve Kiwi Gold sarı ahududu çeşitleri ve özellikleri (3233)
  Çileklerde yaprak analizi, önemi ve sınır değerler (3235)
  Cavendish çilek çeşidi ve özellikleri (3235)
  Redcrest çilek çeşidi ve özellikleri (3236)
  Çilekte topraksız kültür uygulamaları (3236)
  2008 yılı Türkiye ahududu üretim istatistikleri (3237)
  AC-L’Acadie çilek çeşidi ve özellikleri (3237)

TEZLER    Tümü >>>
  Melezleme ile elde edilen çileklerde verim ve kalite farklılıkları üzerinde araştırmalar (124)
  Van ekolojik şartları için çileklerde uygun dikim zamanları ve çeşitlerin tespiti üzerine araştırmalar (5434)
  Van ekolojik şartlarında açıkta ve örtü altında çilek yetiştiriciliği (5461)
  Van ekolojik koşullarında farklı örtü altı tiplerinde bazı çilek çeşitlerinin adaptasyonu (5508)
  Hakkâri merkezinde doğal olarak yetişen kuşburnuların (Rosa Spp.) seleksiyonu (5618)
  Van yöresinde doğal olarak yetişen kuşburnuların (rosa canina l.) çelikle çoğaltılması üzerine iba (indol bütirik asit) nın etkisi (5982)
  Bazı çilek çeşitlerinde NaCl uygulamasının bitki gelişimi ve iyon içeriği üzerine etkisi (6148)
  Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinin bazı yörelerinden toplanan yabani çilek tiplerinin (Fragaria sp.) ıslah bakımından önemli olan pomolojik ve sitolojik özellikleri üzerine bir araştırma (6487)
  Bazı çilek çeşitlerinin van ekolojik koşullarında fide verim özelliklerinin belirlenmesi (6488)
  Siirt yöresinde yetişen kuşburnuların (Rosa spp.) meyve özelliklerinin tanımlanması (7402)

MAKALELER    Tümü >>>
  Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinden toplanan ahududu ve böğürtlen genotiplerinin armut ateş yanıklığı (Erwinia amylovora) hastalığına olan reaksiyonlarının belirlenmesi (64)
  Bazı çilek çeşitlerinin Antakya koşullarında, cam seradaki verim ve meyve kalite özelliklerinin belirlenmesi (69)
  Üzümsü meyvelerle gelen sağlık (70)
  Organik çilek yetiştiriciliğinde azot bütçesi üzerine bir değerlendirme  (71)
  Hatay ili böğürtlen alanlarında Tomato ringspot nepovirus (torsv) ünün araştırılması (74)
  Gojiberry (Lycium barbarum l.) tohumlarının çimlenmeleri üzerine bazı ön uygulamaların etkileri (74)
  Aydın ili sultanhisar ilçesi çilek üretim projeksiyonu (74)
  Kuşburnu üzerine yapılan tıbbi araştırmalar ve sonuçları (74)
  Bazı böğürtlen çeşitlerinde çiçek tozu canlılık ve çimlenme oranları ile çiçek tozu üretim miktarlarının belirlenmesi (75)
  Van Gölü havzası dut türlerinin (Morus nigra l., Morus alba l., Morus rubra l.) bazı fiziko-kimyasal özelliklerinin belirlenmesi (75)

DOKÜMANLAR    Tümü >>>
  Türkiyede kuşburnu seleksiyonları (Doktora semineri--- Sunu---) (3086)
  Türkiyede doğal olarak yetişen kuşburnu (Rosa ssp.) türleri ve yayılış alanları (Doktora semineri--Sunu--) (3156)
  Kazovada çilek dikim şekillerinin verime etkisi üzerine bir araştırma (3835)
  Tarsus yöresinde yetiştirilen çileğin üretim girdileri ve maliyeti (3844)
  çilekte topraksız kültür uygulamaları (4129)
  Çilek yetiştiriciliği (4610)
  Çileklerde değişik yaz ve kış dikim zamanlarının turfanda çilek üretimi ve verim üzerine etkileri (5527)
  Maviyemiş (blueberry) nedir ? (6345)
  Çilek  (6642)
  Dünya ve Türkiye çilek üretimi ve ticareti (6791)


Ana sayfa | Haberler | Bilgiler | Tezler | Makaleler | Dokümanlar | Forum | Yazarlar | Üye ol | Ara | Amacımız | Hakkımızda | Bize katılın
Lütfen kısmen yada tamamen kaynak göstermeden alıntı yapmayınız.
© Copyright 2005 Tüm hakları saklıdır.